Naruto Fan TR


 
AnasayfaAnasayfa  PortalliPortalli  GaleriGaleri  SSSSSS  AramaArama  Kayıt OlKayıt Ol  Kullanıcı GruplarıKullanıcı Grupları  Giriş yapGiriş yap  

Paylaş | 
 

 Umutsuzluk ve Yıkımın Ardından (NaruHina)

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
Sayfaya git : 1, 2  Sonraki
YazarMesaj
Sayuri

avatar

Kadın Mesaj Sayısı : 140
Yaş : 27
Geldiği mekan : Dünya
Meslek : Yazar insan
Hobileri : Yazarlık, kitap, müzik, anime, yemek pişirmek...
Kayıt tarihi : 29/12/07

MesajKonu: Umutsuzluk ve Yıkımın Ardından (NaruHina)   Paz Haz. 01, 2008 8:47 pm

Evet NaruHina hayranları çekilen onca çilenin ve yaşanan sancılı dönemin ardından sonunda yeni NaruHina hikayesini yayımlamaktan mutluyum. böhüüü Umarım bunu da yazdığım diğer NaruHina hikayeleri gibi beğenirsiniz. Yapım aşamasında yanımda olan, desteğini eksik etmeyen, nazımı da çeken kra_tos'a çok teşekkürler. hyuugalı

Evet her neyse Huzurlarınızda "Umutsuzluk ve Yıkımın Ardından) sarıçocuk hyuugalı

UMUTSUZLUK VE YIKIMIN ARDINDAN

Bölüm 1: Rüyalar ve Gerçekler
Sakura Haruno gözlerini açtığında kendini uçsuz bucaksız karanlığın ortasında tek başına buldu. “Neredeyim ben? Burası neresi?” Etrafına göz gezdirdi. Hiçliğin ortasına düşmüş gibiydi. Ne bir ışık vardı ne de bir ses... Sadece karanlık. Sonsuzluğa uzanan, boş, soğuk, koyu bir karanlık...
Çaresizce ne yapması gerektiğini düşünürken zayıf, sönük, bir fısıltının adını çağırdığını duyup arkasını döndü. Ama orada kimse yoktu.
Gözlerini kapatıp yoğunlaşmaya çalıştı. Derinlerden gelen boğuk bir ses giderek netleşiyor, usulca yağan yağmurun sesine dönüşüyordu. Burnuna yağmura özgü çürümüş yaprak ve ıslak toprak kokusu geldi.
Gözlerini yeniden açtığında kendi dar ve kimsesiz bir sokakta; yağmurun altında tek başına buldu. Sokağı çevreleyen binalara baktı. Konohagakure’ye benzemiyordu. Binalar eski ve yıpranmıştı. İki üç sokak lambası soluk, cılız ışıklarıyla çerçöp dolu sokağı aydınlatıyordu.
Sakura ağır adımlarla sokakta yürümeye başladı. Yağmur öylesine hüzünlü ve güzeldi ki sanki gökyüzü birine ağlıyordu. Genç ninjanın adımlarının su birikintilerinde çıkardığı sesler yağan yağmura karışıyordu.
Başını kaldırdığında sokağın öteki ucunda lambanın altında bekleyen siyah pelerinli birini fark etti. “Kim bu?” Sakura’nın tüm kasları gerilmişti.
Yabancı, Sakura’yı fark edince ona döndü. Uzunca bir süre onu inceledikten sonra pelerinini geriye itip başlığını indirdi.
Açık ten, dağınık siyah saçlar ve merhametsiz gözler... Uchiha Sasuke sokağın öteki ucunda sokağın öteki ucunda onu bekliyordu. Sırılsıklam olmuştu, her yanından sular süzülüyordu. Yüzünde ne hissettiğine dair hiçbir ifade yoktu. Sol eli katanasının kabzasını kavramıştı.
Sakara şok içinde “Sasuke-kun” diye fısıldadı. Yıllar önce onu hiçe sayarak Konoha’yı terk etmesine rağmen halen delicesine sevdiği adamı karşısında görmek tüm duygularını alt üst etmişti.
Uchiha Sasuke dudaklarında belli belirsiz bir gülümsemeyle sağ elini ona uzattı. Sakura umutla gülümsedi. Ona uzanmak için sokağın sonuna doğru koşarken takılıp dizleri üstüne düştü. Doğrulmaya çalıştı fakat taş kesilen bacakları buna izin vermiyordu. Çaresizce Sasuke’ye baktı. Genç ninjanın bakışlarında en ufak bir merhamet yoktu. Sakura ağlamaya hazır bir sesle “Sasuke-kun” diye yalvardı. “Lütfen beni bırakma.” Ona ulaşmak için ellerini uzattı. Ama siyah gözlerde en ufak bir umut ışığı göremedi. Sasuke ifadesiz bir yüzle “Artık her şey için çok geç...” dedi ve onu saran yılanlar arasında kaybolarak genç kızı ıssız sokakta tek başına bıraktı. Sakura ellerinin boşluğa uzatmış halde Sasuke’nin az önce yok olduğu yere gözleri çakılıp kalmıştı... Yağmur usulca yağmaya devam ediyordu.
Sakura sıçrayarak uyandı. Tüm vücudu buz kesmişti. Yüzü gözyaşlarıyla sırılsıklamdı. Uzunca bir süre yatağın içinde oturarak sakinleşmeye ve kâbusun etkilerini üzerinden atmaya çalıştı. Titriyordu.
Biraz sakinleşince pencereden dışarı baktı. Sabahın çok erken saatleriydi. Şafağın sökmesine az kalmıştı. Fakat gökyüzü halen mürekkep siyahıydı. Yerdeki su birikintileri yağmur yağdığını gösteriyordu.
Dalgın gözlerle gökyüzünü izlerken Sasuke’yi düşündü. Uchiha Sasuke, kendisi hariç tüm Uchiha klanını ortadan kaldıran ağabeyini bulup ondan intikam alabilmek için yaklaşık 7 sene önce Konohagakure’den ayrılmış ve bir daha geri dönmemişti. Sakura onun gidişini daha dünmüş gibi hatırlıyordu.
Sasuke’nin yokluğunda takım arkadaşı Naruto ona destek olmuş ve Sasuke’yi geri getireceğine yemin etmişti. Bu yeminin ardında üçünün takım 7’nin üyeleri olmalarının yanı sıra; aileden yoksun büyümüş, kimsesiz bir çocuk olan Naruto’nun Sasuke’yi kardeşi olarak görmesi de vardı.
Uzumaki Naruto... Sakura bu adı düşünürken gözlerinden iki damla yaş düştü. Sasuke’nin ardından onu da kaybetmek genç ninja için ikinci büyük darbe olmuştu.
3 sene önceydi. Akatsuki adındaki, birinci sınıf tehlikeli suçlulardan oluşan grup Amagakure’yi iç savaş yoluyla ele geçirmişti. Örgüt, Bijuu taşıyıcıları olan Jinchuuriki’leri teker teker avlıyordu. Oluşturdukları geniş Bijuu koleksiyonun en son -ve en seçkin- parçası 9 kuyruklu tilki Bijuu Kyuubi’yi ele geçirebilmek için Kyuubi’nin taşıyıcısı olan Naruto’nun peşine düşmüşlerdi. Tüm Bijuu’ların toplanmasıyla gelmiş geçmiş en korkunç yaratığı canlandırarak onun gücüyle tüm Shinobi dünyasını kontrol almayı amaçlamışlardı. Savaş kaçınılmazdı.
Savaş tarihine “Büyük Shinobi Savaşı” olarak geçen savaş Konoha- Amagakure arasında başlamış, her iki tarafın da müttefiklerinden yardım almalarıyla tüm Shinobi dünyasına yayılmıştı. Savaş gelmiş geçmiş en kanlı savaş olarak nitelendiriliyordu. Her iki taraf da binlerce kayıp vermişti fakat hiçbir resmi ya da gayrı resmi kaynak Akatsuki’nin lideri, “Pain” diye bilinen Akatsuki liderine ya da Jinchuuriki Uzumaki Naruto’ya ne olduğu konusunda bilgi veremiyordu. Tek bilinen Pain ve Naruto’nun savaştığı alanda muazzam bir patlamanın olduğu ve her ikisinin de ortadan kaybolduğuydu. Patlama alanı karış karış aranmıştı ama en ufak bir iz bulunamamıştı. Patlamanın şiddeti ve yarattığı inanılmaz yıkım göz önüne alındığında patlamadan hiçbir canlının sağ çıkamayacağı düşünülüyordu fakat Sakura yine de Naruto’nun halen yaşadığına inanıyordu.
Genç kız gözlerini silerek tekrar camdan dışarı baktığında havanın aydınlanmaya başladığını gördü. Saate baktı. Mesaisinin başlamasına dört saatten fazla vardı. Yastığına baktı fakat uyumak istemedi. Başka bir kâbusu kaldıracak gücü yoktu. Saçlarını geriye atıp yatağından kalktı ve banyoya gitti.
Konoha’da gün ağarmaya başlamıştı. Gece yağan yağmur köyü sırılsıklam etmişti. Ağaç dallarından, yapraklardan, çatı pervazlarından damlayan suyun sesi ve bir iki erkenci kuşun boğuk cıvıltısı haricinde tüm köy sessizdi.
Siyah pelerinli, gizemli bir yabancı Konoha kapılarından içeri girerken kararlı ve hızlı adımların sesleri uykulu sessizliği böldü. Yabancı oldukça uzun boylu ve sağlam yapılıydı. Gözlerine kadar çektiği siyah seyahat pelerininin başlığı yüzünü gizliyordu. Bir ara yolun ortasında durup uzun uzun etrafı inceledi. Sonra yönünün değiştirip ara sokaklardan birine saparak gözden kayboldu.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Misafir
Misafir
avatar


MesajKonu: Geri: Umutsuzluk ve Yıkımın Ardından (NaruHina)   Paz Haz. 01, 2008 8:53 pm

İlk yorum benim nihah afro Bizzat oluşum aşamasını şahit olduğum hikayenin ne emekle yazıldığını bi ben bi Sayuri biliyor Smile Ama değdi doğrusu...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Uzumaki_Pein

avatar

Erkek Mesaj Sayısı : 208
Yaş : 29
Geldiği mekan : bursa
Meslek : pres operatörü
Hobileri : anime,spor,kitap,video oyunları vs.
Kayıt tarihi : 16/04/08

MesajKonu: Geri: Umutsuzluk ve Yıkımın Ardından (NaruHina)   Ptsi Haz. 02, 2008 8:11 am

çok gusell olmuş ilk hikaye gibi bu da harika olmuş...dewamı gelecek di mi?bkliyoruz...teşekkürler... yondaime
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
MondeM

avatar

Kadın Mesaj Sayısı : 167
Yaş : 23
Geldiği mekan : İst.
Meslek : Öğr.
Hobileri : Net,Kitap vs..
Kayıt tarihi : 02/01/08

MesajKonu: Geri: Umutsuzluk ve Yıkımın Ardından (NaruHina)   Ptsi Haz. 02, 2008 5:29 pm

Çok güzel devamının çabucak gelmesi dilek-i ile=)
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Xarch

avatar

Erkek Mesaj Sayısı : 473
Yaş : 24
Geldiği mekan : istanbul
Meslek : öğrenci
Hobileri : hm?
Kayıt tarihi : 18/02/08

MesajKonu: Geri: Umutsuzluk ve Yıkımın Ardından (NaruHina)   Ptsi Haz. 02, 2008 5:39 pm

Harika ya devamnı sabırsızlkla bkliorm Smile
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
halis

avatar

Erkek Mesaj Sayısı : 453
Yaş : 25
Geldiği mekan : senju clanından
Meslek : öğrenci
Hobileri : gitar çalmak.kaykay , müzik dinlemek, basketbol grafiti
Kayıt tarihi : 16/02/08

MesajKonu: Geri: Umutsuzluk ve Yıkımın Ardından (NaruHina)   Cuma Haz. 06, 2008 11:48 am

hikaye süper de bi sorum var naruto öldümü şimdi hikayede yoksa hikaye nin başka bir yerinde çıkcakmı Question
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Misafir
Misafir
avatar


MesajKonu: Geri: Umutsuzluk ve Yıkımın Ardından (NaruHina)   Cuma Haz. 06, 2008 1:16 pm

Tabii ki devam edicek. Her hafta bir bölümdü sanırım afro
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Sayuri

avatar

Kadın Mesaj Sayısı : 140
Yaş : 27
Geldiği mekan : Dünya
Meslek : Yazar insan
Hobileri : Yazarlık, kitap, müzik, anime, yemek pişirmek...
Kayıt tarihi : 29/12/07

MesajKonu: Geri: Umutsuzluk ve Yıkımın Ardından (NaruHina)   C.tesi Haz. 07, 2008 9:48 pm

Merak etmeyin benim bildiğim Uzumaki Naruto ölmek için bile fazlasıyla inatçıdır. Hikayenin ve diğer hikayelerin devamını sağlayabilmek için Naruto'ya ihtiyacım var. Zaten ölümü NaruHina'nın sonu demek olur pale Düşünmesi bile korkunç.
Hikayenin ilerki bölümleri için tüyo vermekten hoşlanmıyorum ama sanırım bu o kadar da sorun yaratmaz. Bundan sonraki bölümlerde Naruto geri dönecek ve son hali herkesi -belki biri kişi hariç- şaşırtacak.
Birtakım ufak sorunlar nedeniyle 2. bölümü yarın yayınlayacağım için üzgünüm. Devamını beklemenizi tavsiye ederim, oldukça ilginç olacağına inanıyorum. narutomubu
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
MondeM

avatar

Kadın Mesaj Sayısı : 167
Yaş : 23
Geldiği mekan : İst.
Meslek : Öğr.
Hobileri : Net,Kitap vs..
Kayıt tarihi : 02/01/08

MesajKonu: Geri: Umutsuzluk ve Yıkımın Ardından (NaruHina)   Paz Haz. 08, 2008 7:32 am

bekliceğiz bekliceğiz...=)
ama maalesef ki bugün daha girmeyeceğim artık pazartesi okurum...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Sayuri

avatar

Kadın Mesaj Sayısı : 140
Yaş : 27
Geldiği mekan : Dünya
Meslek : Yazar insan
Hobileri : Yazarlık, kitap, müzik, anime, yemek pişirmek...
Kayıt tarihi : 29/12/07

MesajKonu: Geri: Umutsuzluk ve Yıkımın Ardından (NaruHina)   Paz Haz. 08, 2008 10:22 pm

Eveet sonunda söz verdiğim gibi 2. Bölümü yayınlıyorum. Umarım beğenirsiniz. hyuugalı

Bölüm 2: Sürgünden Dönen Ninja
Sakura yüzünü yıkamış kahvaltı hazırlamak için mutfağa girmişti. Aç değildi, sadece zihnini meşgul etmeye çalışıyordu. Çünkü düşüncelere dalmak onu daha beter dibe çekecekti.
Çay demlemek için demliğe su doldurup demliği ocağa koyarken kapı çalındı. Genç kız şaşkınlıkla saate baktı. Tsunade-sama’nın yardımcısı olmasına rağmen bu kadar erken bir saatte kapısını çalan olmazdı. ‘Kim olabilir?’diye düşünerek kapıyı açmaya giderken sağ eli kunaisine uzandı. Temkinle “Kim o?” diye seslendi fakat yanıt gelmedi. Usulca kapıyı açtı.
Kapıda siyah pelerinli biri duruyordu. Uzun boyu ve geniş kalıbıyla korkutucu görünüyordu fakat Sakura’yı korkutmayı başaramamıştı. “Kimsiniz?” Yabancı elini kaldırınca Sakura kunaisini çekti fakat yabancının eli usulca başlığına gidip onu geriye attı.
Sakura’nın tuttuğu kunai elinden usulca kayıp yere düştü.
Sarı saçlar, mavi gözler, buruk bir gülümseme ve yanaklardaki tilki bıyığına benzer çizgiler... “Uzun zaman oldu, Sakura-chan”
Sakura’nın gözleri doldu. “Na... Naruto-kun!” diye kekeleyerek genç adama sarıldı ve ağlamaya başladı.
Naruto bir kolunu ona sararak içeri girip ardından kapıyı usulca kapattı. Uzun bir ağlama nöbetinden sonra Sakura kendini toplamayı başararak ondan ayrıldı. “Öldüğünü düşündük. Herkes gittiğine inanıyordu. Ama ben bir gün döneceğini biliyordum. Umudumu asla yitirmedim…” Onu daha iyi görebilmek için ışığı yaktı.
Genç ninja inanılamayacak kadar çok değişmişti. O kadar büyümüştü ki Sakura yanında ufak tefek kalıyordu. Boyu rahatlıkla 1.80 olabilirdi. Saçları da uzamıştı. Alnındaki Konoha sembollü bandana artık onları tutmakta zorlanıyordu. Yüz hatları bile değişmiş, eski çocuksu havasından kurtulmuştu. Sol gözünün üstünde bir kesik göze çarpıyordu. Sakura inanmakta zorlansa da Naruto artık tam bir yetişkindi. Hayranlıkla “Çok değişmişsin Naruto.” dedi.
Genç adam sırıtarak karşılık verdi.“Sen de öyle.” Sakura dalgınlıkla iyice uzamış saçlarını düzelterek “Biliyorum.” dedi. Acı dolu bir ifadeyle takım arkadaşının yüzüne bakarak “Gittiğini anladığımızda yıkıldık.” dedi. “O patlamadan kimsenin sağ çıkamayacağı düşünülüyordu... Nasıl oldu da hayatta kalabildin? Bunca zamandır nerelerdeydin?”
Naruto saçlarının karıştırarak “Bu oldukça uzun ve karışık bir hikâye.” dedi. Tam o sırada mutfaktan kaynayan demliğin sesi geldi. “İçeri geç” diye arkadaşına masayı gösterdi. Mutfağa giderken “Kahvaltı için çay yapacaktım. İçerken bana neler olduğunu anlatırsın.” dedi.
Sakura iki büyük fincan çay ve kurabiye tabağıyla döndü. Bardaklardan birini ona uzatıp “En başından başla istersen.” dedi. “O patlamadan nasıl sağ çıktın?”
Naruto minnetle fincanı alıp bir yudum içti. Her şey karmakarışıktı. Düşüncelerini toplamaya ihtiyacı vardı. Derin bir nefes alarak kendini topladı ve anlatmaya başladı.

Savaş sözcüklere sığdırılamayacak kadar kanlı ve acımasızdı. Kan kokusu, kunai ve shurikenlerin çelik sesleri ve ninjutsuların yarattığı korkunç patlamalar her yanı sarmıştı.
“Sonunda karşılaştık, Uzumaki Naruto.” Akatsuki’nin lideri Pain, insanüstü soğukkanlılığıyla karşısında duruyordu. Sakin ölüm gibi soğuk sesiyle “İronik.” dedi. “Yıllar önce Konoha’nın felaketine neden olmasına ramak kalan yaratık şimdi tüm ulusu savaşa sürüklüyor. Hapsedilmiş olsun ya da olmasın her zaman sorun çıkarabiliyor… Bu savaş Akatsuki için büyük zara demek ama olsun. Gelecekteki mutlak zafer, zararı fazlasıyla karşılayacaktır. Ama önce sendeki bir şeyi bana vermen gerekiyor.”
“Unut bunu.” Naruto’nun bakışları çelik kadar sert, ifadesi kararlı ve savaşa hazırdı. “Ölmem gerekse bile Kyuubi’yi sana teslim etmeyeceğim.”
“Bunun bir önemi yok” diye yanıtladı Pain sanki havadan bahseder gibi. “Kyuubi’yi ayırma işleminden sonra zaten fazla yaşayamayacaksın. Seni de Jiraiya-sensei’nin yanına göndereceğim.”
“ONUN ADINI AĞZINA BİLE ALMA!” Naruto elindeki kunaiyi var gücüyle ona doğru fırlattı ama yeteri kadar hızlı değildi. Pain hızla yok olup kunainin hedefinden kaçındı. Ağaca bıçağının dibine kadar saplanmış kunai ye bakarak “Acınası.” dedi. “Jiraiya-sensei sana sadece çuvallamayı öğretmiş anlaşılan. Yazık.” Saldırı için ellerini birleştirerek “Belki seni öldürmeden önce sana ninja sanatları hakkında bir şeyler öğretebilirim.”dedi. Akatsuki liderinin diğer dört bedeni dumanların arasından ortaya çıktı. “Boşuna uğraşma genç ninja. Her hamleni görebiliyorum. Direnmen yararsız. İnan bana şimdi bırakmak için en doğru zaman.”
“ASLA!” Naruto’nun haykırışı tüm savaş alanında yankılandı. “Asla pes etmeyeceğim… Çünkü benim Ninja yolum bu.” Chakrasını sağ elinde toplayarak Rasengan oluşturup saldırıya geçti fakat Pain’lerden ilkinin yarattığı alev fırtınası onu metrelerce uzağa fırlattı.
“İnadın uğruna daha kaç kişiyi ölüme götürmeyi planlıyorsun?” Pain’lerin hepsi Naruto’yu izleyerek davranışlarını ölçüyordu. “Arkadaşların, Jiraiya-sensei… Ve sıra yavaş yavaş sevdiğin diğer insanlara da gelecek. Tek çözüm yolu Kyuubi’yi bana vermen.”
“Peki ya sonra?” Naruto’nun bakışları nefret doluydu. “Kyuubi’yi sana verdiğimde onunla ne yapmayı planlıyorsunuz?”
“Tüm savaşlara son verecek bir silah üretmeyi.”
“Nasıl sona erdirecek? Yıkımla mı?” Naruto dönüşmeye başlamıştı. Gözleri kızıla dönüyor tırnakları ve dişleri uzuyordu. “Burada savaşan her Shinobi barış ve huzura kavuşmak için kendi hayatını ortaya koyuyor. Sırf kendinden sonrakilerin böyle bir fedakârlıkta bulunmak zorunda kalmaması için.”
“Barış geçici bir çözüm.” Pain’in ses tonunda en ufak bir değişiklik yoktu. “Bense kalıcı, kökten bir çözüm sunuyorum… Düzeni ve barışı sağlamanın tek yolu bu… Dünyanın bunu anlaması için henüz erken ama büyüyebilmek için de acı çekmek şart.”
Naruto’nun yaraları kendilerini onarırken ortaya çıkan manzara korkutucuydu. Naruto sağ elinde Rasen-Shuriken oluşturdu fakat ortaya çıkan şey bilinen Rasen-Shuriken’den çok farklıydı. Kendi chakrasına Kyuubi’nin kızıl chakrası karıştığı için mor bir renk almıştı. Rasen-Shuriken’in ortasındaki mor Rasengan etrafa siyah-mor auralar saçıyordu. Yeni oluşan bu ölümcül silahın etkisiyle etraf sallanmaya başlamıştı.
“Etkileyici.”diye takdir etti ilki. Seri ve karışık hareketlerle nin-jutsuyu oluştururken şişman olanı chakrayı emebilmek için önüne geçti fakat Kyuubi’nin chakrası onun için bile fazlasıyla zehirliydi. Acıyla inleyip yere yığılırken Naruto saldırıya geçti. Pain mırıldanmaya devam ederken saf güç denebilecek türde parlak beyaz bir enerji kalkanı oluşturuyordu. Jinchuuriki sıçrayarak gerildi ve kalkanın merkezine vuruşunu yaptı.
Önce hiçbir şey olmadı. Naruto vuruşu kaçırdığını düşünürken kulakları sağır eden gürültüyle kilometrelerce ötede bile sarsıntıya neden olan patlama her yeri yıktı.
Naruto patlamanın etkisiyle metrelerce uzağa fırladı. “Neler oluyor?” Hızla bir yerlere sürüklendiğini hissediyordu. Başını kaldırdığında gökyüzündeki bir tür yarığın çevresindeki her şeyi içine çektiğini gördü. Tutunmaya çalıştı ama akım çok güçlüydü, karşı koymak imkânsızdı. Pain’e baktı. O da yarattıkları bu kargaşada sürükleniyordu. Sonunda sonucun kaçınılmaz olduğunu fark eden düşman ikili direnmeyi bırakıp kendilerini akıntıya teksim ettiler. Yarık tarafından yutulmadan önce Naruto’nun aklından geçen son şey ne pahasına olursa olsun bu yıkımı durdurmaktı. Bunu yapacağına yemin etti.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
noraktar

avatar

Erkek Mesaj Sayısı : 212
Yaş : 26
Geldiği mekan : Valinor
Meslek : öğrenci
Hobileri : World of Warcraft
Kayıt tarihi : 02/06/08

MesajKonu: Geri: Umutsuzluk ve Yıkımın Ardından (NaruHina)   Paz Haz. 08, 2008 10:34 pm

yazım stili çok güzel.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Misafir
Misafir
avatar


MesajKonu: Geri: Umutsuzluk ve Yıkımın Ardından (NaruHina)   Paz Haz. 08, 2008 11:43 pm

Heheh, herzamanki gibi döktürdü yine Sayuri-chan... Merakla bekliyoruz valla...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
MondeM

avatar

Kadın Mesaj Sayısı : 167
Yaş : 23
Geldiği mekan : İst.
Meslek : Öğr.
Hobileri : Net,Kitap vs..
Kayıt tarihi : 02/01/08

MesajKonu: Geri: Umutsuzluk ve Yıkımın Ardından (NaruHina)   Salı Haz. 10, 2008 12:37 pm

Her Zamanki gibi süpper=)
HiNaTa 3.bölüm de gircek mi bakalım...o_O
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Sayuri

avatar

Kadın Mesaj Sayısı : 140
Yaş : 27
Geldiği mekan : Dünya
Meslek : Yazar insan
Hobileri : Yazarlık, kitap, müzik, anime, yemek pişirmek...
Kayıt tarihi : 29/12/07

MesajKonu: Geri: Umutsuzluk ve Yıkımın Ardından (NaruHina)   Çarş. Haz. 11, 2008 2:42 pm

Kötü haber MondeM: hinata uzun süre oratalarda olmayacak. Ama çıkışı da muhteşem olacak. (herzamanki gibi)
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
MondeM

avatar

Kadın Mesaj Sayısı : 167
Yaş : 23
Geldiği mekan : İst.
Meslek : Öğr.
Hobileri : Net,Kitap vs..
Kayıt tarihi : 02/01/08

MesajKonu: Geri: Umutsuzluk ve Yıkımın Ardından (NaruHina)   Çarş. Haz. 11, 2008 5:04 pm

ühüü ühhüü biraz ipucu versen kaçıncı bölüm gircek..??
(muhteşem girişler ona yakışır) (=
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Misafir
Misafir
avatar


MesajKonu: Geri: Umutsuzluk ve Yıkımın Ardından (NaruHina)   Çarş. Haz. 11, 2008 5:08 pm

Alınan spoillere göre bugün yarın girer sanırım. Ama Hinata harbiden offf yani...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Sayuri

avatar

Kadın Mesaj Sayısı : 140
Yaş : 27
Geldiği mekan : Dünya
Meslek : Yazar insan
Hobileri : Yazarlık, kitap, müzik, anime, yemek pişirmek...
Kayıt tarihi : 29/12/07

MesajKonu: Geri: Umutsuzluk ve Yıkımın Ardından (NaruHina)   Salı Haz. 24, 2008 1:38 pm

Arkadaşlar biliyorum bu kadar beklemek ben de dahil olmak üzere herkesi sıktı ama ilham perim greve gittiği için bende tıs yok. Kendimi zorlayıp bir iki kelime çiziktiriyorum ama rezalet olduğu için kaderleri çöp kutusunu boylamak oluyor.
Araştırmalarım sürüyor üzerinde çalışıyorum ve en kısa zamanda yeni bölümlerle karşınızda olacağım.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
MondeM

avatar

Kadın Mesaj Sayısı : 167
Yaş : 23
Geldiği mekan : İst.
Meslek : Öğr.
Hobileri : Net,Kitap vs..
Kayıt tarihi : 02/01/08

MesajKonu: Geri: Umutsuzluk ve Yıkımın Ardından (NaruHina)   Salı Haz. 24, 2008 3:15 pm

Beklemek güzel olmasada MuhteşeM hikayen için bekleyeceğiz.....
Umarım peri çabucak gelir...(=
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Coffin

avatar

Erkek Mesaj Sayısı : 196
Yaş : 24
Geldiği mekan : esk
Meslek : Öğrenci
Hobileri : Judo,ninjutsu,manga çizim,gitar
Kayıt tarihi : 22/06/08

MesajKonu: Geri: Umutsuzluk ve Yıkımın Ardından (NaruHina)   Salı Haz. 24, 2008 4:15 pm

knk bence şöle yapsaydın
önce tsunadenin yanına gitseydi.tsunade ona saldırmaya kalkarken narutonun pelerin yere düşüp tsunadenin elini tutsaydı.sonra fln filan vesaire.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://www.naruto-fc-tr.bforum.com
Sayuri

avatar

Kadın Mesaj Sayısı : 140
Yaş : 27
Geldiği mekan : Dünya
Meslek : Yazar insan
Hobileri : Yazarlık, kitap, müzik, anime, yemek pişirmek...
Kayıt tarihi : 29/12/07

MesajKonu: Geri: Umutsuzluk ve Yıkımın Ardından (NaruHina)   Salı Haz. 24, 2008 5:24 pm

Coffin demiş ki:
knk bence şöle yapsaydın
önce tsunadenin yanına gitseydi.tsunade ona saldırmaya kalkarken narutonun pelerin yere düşüp tsunadenin elini tutsaydı.sonra fln filan vesaire.
Yok özellikle Sakura'nın evine geliyor. Nedenini de açıklayacak zaten.
Bu arada müjde. İlham perisi tekrar mesaiye başladı. Yazmaya devam
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Coffin

avatar

Erkek Mesaj Sayısı : 196
Yaş : 24
Geldiği mekan : esk
Meslek : Öğrenci
Hobileri : Judo,ninjutsu,manga çizim,gitar
Kayıt tarihi : 22/06/08

MesajKonu: Geri: Umutsuzluk ve Yıkımın Ardından (NaruHina)   Salı Haz. 24, 2008 8:41 pm

ne müjdesi abooooo
yoksa sakura hamilemi lol!
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://www.naruto-fc-tr.bforum.com
Coffin

avatar

Erkek Mesaj Sayısı : 196
Yaş : 24
Geldiği mekan : esk
Meslek : Öğrenci
Hobileri : Judo,ninjutsu,manga çizim,gitar
Kayıt tarihi : 22/06/08

MesajKonu: Geri: Umutsuzluk ve Yıkımın Ardından (NaruHina)   Salı Haz. 24, 2008 9:09 pm

ben heyecanlandım yazın şunu çabucak **
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://www.naruto-fc-tr.bforum.com
Sayuri

avatar

Kadın Mesaj Sayısı : 140
Yaş : 27
Geldiği mekan : Dünya
Meslek : Yazar insan
Hobileri : Yazarlık, kitap, müzik, anime, yemek pişirmek...
Kayıt tarihi : 29/12/07

MesajKonu: Geri: Umutsuzluk ve Yıkımın Ardından (NaruHina)   Çarş. Haz. 25, 2008 7:13 pm

Evet sonunda 3. bölümü bitirmeyi başardım. Umarım beklediğinize değmiştir. MondeM, 5. Bölümün büyük bir kısmını Hinata'ya ayıracağım. Çok güzel olacak, beğeneceğinize eminim. İşte beklediğiniz 3. bölüm:

Bölüm 3: Bilinenden Çok Uzakta

Naruto inleyerek gözlerini açtığında kendini hiçliğin ortasında süzülen ufacık bir kara parçasını üzerinde buldu. “Neler oluyor? Hangi cehennemdeyim ben?” Doğrularak etrafına bakındı. Sonsuzluğa uzanan boşlukta kara parçaları minik adacıklar halinde yüzüyordu.
“Başka bir boyutta.” Pain yüzen adacıklardan birinde, bir kayanın üzerinde oturmuş; burnunun altında kenetlediği ellerinin üstünden ona bakıyordu. “Dövüşürken yarattığımız enerji patlaması bir tür kara delik açarak bizi bu unutulmuş boyuta hapsetti.” Ağır ağır doğrularak genç ninjaya baktı. “Çıkış yolu yok.”
Naruto etrafı incelemeyi sürdürerek “Saçmalık.” diye yanıtladı. “Bir şekilde buradan kurtulmak zorundayız. Bir an önce…” Arkasını dönerken göğsüne yediği şiddetli darbeden dolayı kasılıp kaldı.
Pain Naruto’ya gizlice yaklaşarak yıldırım jutsusuyla tam göğsüne vuruşunu yapmıştı. Genç ninjanın ılık kanı giysilerini kızıla boyarken Pain “Haklısın.” diye onu onayladı. “Buradan bir an önce çıkmak zorundayım. Ama öncelikle kapatmamız gereken bir hesap var.” Naruto kocaman açılmış gözleriyle ona bakarken ağzının kenarından kan sızmaya başladı ve başı usulca öne düştü.
Pain “Sonunda…” diye mırıldandı. Onu öldürmeden etkisiz hale getirmeyi başarmıştı. Ama yine de emin değildi. Gardını erken indirmek savaşı kaybetmesine neden olabilirdi. Usulca elini çekmeye çalıştı.
Derken uzun tırnaklı bir pençe kolunu sımsıkı kavradı. Jinchuuriki hırıltılı bir kıkırdamayla başını kaldırdı. Dokuz kuyruklu tilki formuna geçiyordu Pençeleri, dişleri ve saçları uzamıştı. Kızıl gözlerinde kana susamış bir vahşetin yansıması vardı. Deforme sesiyle “Güzel, öyleyse kapatalım.” dedi. Canavarın chakrası Jinchuuriki’nin her yanını kaplıyor, Pain’in az önce deştiği göğsü hızla iyileşiyordu. Kızıl chakradan dev bir pençe Pein’i yakalayıp karşıdaki adacığa fırlattı.
Naruto kontrolünü yitirdiğini fark etmişti. ‘Neler oluyor? Ne yapmaya çalışıyor’ diye düşünürken kafasının içinden alaycı bir ses ‘Sana yardım ediyorum.’ diye yanıtladı. ‘Yakında bana bunun için teşekkür edeceksin.’
‘Neden yardım ediyorsun?’
‘Çünkü o bizim ortak düşmanımız.’
‘Ne?’ Naruto aniden beynine saplanan korkunç bir acıyla haykırarak dizleri üzerine düştü. Acı her şeyi silerken kendini boşluğa düşer gibi hissediyordu.

Gözlerini yeniden açtığında kendini Kyuubi’nin zindanında buldu. Dokuz kuyruklu şeytan tilki parmaklıkların arasından hapsedildiği bedenin sahibine bakıyordu. Heceleri uzatarak “Sonunda...” dedi.
Naruto ayağa kalkarak “Beni niye buraya getirdin?” diye sordu.
“Seninle ufak bir sohbete ihtiyacımız var.” Kyuubi’nin gözleri kısılmıştı. “Hem, bana sormak isteyebileceğin şeyler de vardır, diye düşünmüştüm; yok mu?” Kyuubi onunla açıkça eğleniyordu.
“Evet, var.” Naruto yılların birikmiş nefretiyle ona bakıyordu. “Nedir bu ‘ortak düşman’ zırvalığı?”
“O seni ele geçirdiğinde beni senin bedeninden çıkaracak ve... Öleceksin.”
“İstediğin de bu değil miydi?” Naruto afallamıştı. “Buraya tıkıldığın günden beri serbest kalmayı istemiyor musun?”
“Ah evet... Serbest kalmayı elbette istiyorum... Ama O’nun niyeti bu değil. O beni diğer kardeşlerimle birlikte çağlar öncesi bir yaratığa can verebilmek için kullanacak... Üzgünüm;
Çünkü amaca giden yolda araç olmak planlarımda yok.”
“O kim? O’nun hakkında ne biliyorsun?”
“O, Kaderin Çocuğu... Dünyaya yıkımı ya da huzuru getirecek olan.”
“Kehanet mi?” diye sordu genç ninja. “Bana kehanetten söz et.”
“Kehanet ben bile doğmadan önce, Shinobi dünyası yaratılırken yapıldı. Kehanette denilene göre kaderin çocuğu yaratacağı muazzam güçte bir silahla dünyaya yıkımı ya da huzuru getirecek... Shinobi dünyasının kaderini tamamen değiştirecek... Tüm dünyanın kaderi onun ellerinde.”
Savaş sırasında yaptıkları konuşmayı hatırlayan Naruto “Amacının huzur getirmek olmadığı kesin.” diye mırıldandı. Kyuubi’ye dönerek “Peki bu kehanette onun nasıl yok edilebileceği de söyleniyor mu?” diye sordu.
9 kuyruklu tilki Bijuu ona baktı ve kahkahayı patlattı. “Yok etmek mi?” diye sordu “Sen mi?... Onun sahip olduğu o gözler bilinen göz teknikleri arasında en iyisi. Ninja sanatlarında da oldukça hünerli... Onu çıplak ellerinle yenmen imkânsız fakat...” Sivri suratını boydan boya kaplayan bir sırıtışla ekledi. “Birleştireceğimiz güçlerin sayesinde onu yok etme şansımız olabilir...”
“Ne demeye çalışıyorsun?”
“Onu yenmen için sana yardım ederim... Ancak beni özgür bırakman gerekiyor.”

“Hayır, asla. Seni serbest bırakamam, unut bunu!” Naruto’nun gözleri ateş saçıyordu adeta.
Kyuubi alayla sırıttı. “Beni serbest bırakmak zorundasın ufaklık... Başka seçeneğin yok.”
Naruto “Lanet olsun!” diye küfretti. Sinirden yaşaran gözlerini yumarak düşünmeye başladı. Shinobi dünyasının kaderini belirleyen bir savaşın ortasındaydı ve ona başka seçeneğinin olmadığı söyleniyordu. Kendini oynatıcısının ellerindeki bir kuklaya benzetti. ‘Hayır’ diye düşündü. ‘Bu sefer değil!’ Bu anlamsız savaşa yeteri kadar kurban vermişti. Onca masum insanın hiç yere ölümünü eli kolu bağlı izlemeyecekti.
Önündeki seçenekleri değerlendirmeye başladı. Kyuubi’yi serbest bıraktığında Pein’i yenme şansı olacaktı fakat Kyuubi serbest kalacak ve 17 sene önceki kâbus yeniden başlayacaktı. Ama öte yandan bunun reddettiğinde Pein’in amacına ulaşmasına izin verecekti. Onu durdurabilecek yalnız kendisi vardı. Bu onun yemini ve kaderiydi.
Birden tüm parçalar yerine oturdu ve Naruto çözümü keşfetti. Bu zamana kadar önünde duruyordu. ‘Yapabilir miyim?’ sorusu zihninin kıyısından geçti. Eğer bu yıkıma son verebilecekse seve seve yapabilirdi. Bu amaç uğruna pek çok kişi fedakârlıkta bulunmuştu. Babası, annesi, Jiraiya-sensei... Belki de sıra kendine gelmişti.
Genç ninja gözlerini açarak doğrulup Kyuubi’yle yüz yüze geldi. Şeytan tilki “Kararın nedir?” diye sordu.
Naruto’nun dudaklarında zafer kazanmışçasına bir gülümseme vardı. “Bana onu yenmemde yardım edeceksin.”
Kyuubi’nin gözleri parladı. “Aferin sana. Şimdi beni bu lanet yer-...”
“O kadar kolay değil.” Naruto kunaisini çekti. “Seni ‘o lanet yer’den çıkarmayacağım. Bana yardım edecek her değimi yapacaksın. Aksi takdirde...” kunaiyi gırtlağına dayadı. “...ikimizi birden cehenneme yollarım.” Naruto bir an için şeytanın gözlerinde beliren endişeyi görür gibi oldu. Kyuubi kaba bir kahkaha atarak “Bunu yapamazsın.” diye karşılık verdi. “İçinde yaşadığım sürece kendine zarar veremezsin. Chakram her yarayı iyileştirecektir.”
“Belki.” Naruto kendinden emin görünüyordu. “Ama sen bile gövdesinden ayrılmış baş karşısında bir şey yapamazsın.” Eğer kendini de öldürürse Kyuubi de onunla birlikte yok olacak ve yaratılacak silahın kilit bileşeni ortadan kalkacaktı.
Kyuubi’nin alaycı ifadesi yerini açık bir korkuya bırakırken. “Bunu yapamazsın.” diye itiraz etti. “Sen bile kendini öldürebilecek kadar aptal olamazsın.”
“Herkes günün birinde ölür.” diye yanıtladı genç ninja umursamazca. “Neden bizimki bu gün olmasın?” Kunaiyi savurmak için yukarı kaldırdı.
“BEKLE! DELİRDİN Mİ? NE YAPTIĞINI SANIYORSUN?” Kyuubi açıkça dehşete düşmüştü.
“Bana yardım edecek misin?”
“Evet... Evet, edeceğim!” Kyuubi yenik görünse de Naruto bunun basit bir numara olabileceğinden şüpheliydi.
“Güzel. Sanırım birbirimizi anlamaya başladık.” Naruto kunaiyi indirdi. Kyuubi ters ters ona bakarak “Zor birisin ufaklık.” dedi. “Yıllardan beri beni bu kadar çok uğraştıran bir insanla karşılaşmamıştım.”
Naruto umursamazca -biraz da onu sinir etmek için- “İltifatın için teşekkürler” diye karşılık verdi. “Şimdi ne yapmam gerekiyor?”
Kyuubi sıkıntıyla “Elini uzat çocuk.” dedi. “Ve gerisini bana bırak...”

Pein ağır ağır doğruldu. Böyle olacağını tahmin ediyordu. Savaş alanında öğrendiği en önemli kural ‘ Her ne olursa olsun asla gardını indirme’ idi. Ağzına dolan kanı tükürerek biçim değiştiren Jinchuurikiye baktı. “Anlaşılan yardım almaya karar verdi.” diye mırıldandı. Bu durumda kendi de yardım alabilirdi. Elerini birleştirerek diğer bedenlerini de çağırdı.
Naruto’nun bedeni insani biçimini kaybetmişti. Arkasında sallanan kızıl chakradan üç kuyrukla tüyler ürpertici görünüyordu. Yüzünde kana susamış aç bir canavarın iştahlı sırıtışı vardı. Deforme sesiyle “Savaş başlasın...” diye gürledi.
Pein’lerden ilk üçü birleşerek karmaşık bir jutsu oluşturmaya başlarken diğer ikisi yaratığı engellemek için öne çıktılar. Yaratık vahşi bir haykırışla saldırıya geçti. Şişman olan Pein onu durdurmaya çalışınca yaratık kızıl chakrasıyla onu zehirleyerek bir kenara savurdu. Şimşek hızıyla diğerinin üstüne atılıp, pençesiyle ona yapıldığı gibi göğsünü deşerek her tarafa kan
saçtı. Manzara tek kelimeyle korkunçtu.
Cansız beden yere düşerken yaratık diğer üçüne doğru atıldı fakat jutsu tamamlanmıştı:
“Kutsal Mühürleme Tekniği: 5’li Muhafız Ejderha”
Topraktan fırlayan beş ejderha yaratığı boynundan, el ve ayak bileklerinden ısırarak onu yere zincirledi. Ejderlerin hepsi birbirinden farklıydı ve her biri bir elementi temsil ediyordu: Hava, su, ateş, toprak ve yıldırım.
Yaratık acıyla kıvranarak gardiyanlarından kurtulmaya çalışırken Pein’ler yeni bir jutsu oluşturmaya başladılar.
Naruto “Neler oluyor?” diye düşündü. Yaratığın içindeydi fakat halen Kyuubi’le telepatik yönden birbirlerine bağlıydılar.
“Bu hiç iyi değil.” diye yanıtladı dokuz kuyruklu şeytan “Shinigami’yi çağırıyorlar.”
“Shinigami mi?” diye sordu. Efsanevi ölüm tanrısını çağırmalarının tek bir nedeni olabilirdi. “Bizi ayırmaya mı çalışıyorlar?”
“Sanırım.” diye yanıtladı Kyuubi. “Beni senden ayırarak zayıf düşürmeyi planlıyor olmalı. Buradan bir an önce kurtulmalıyız... Hazırlıklı ol çocuk, bu biraz can yakacak.” Naruto acıyla haykırırken bedeni insani biçimini tamamen kaybetmeye başladı.
Vücudunun derisi soyuluyor, kanı Kyuubi’nin kızı chakrasına karışıyordu. Katran rengi duman yaratığı kaplarken Pein’ler jutsuyu tamamlamaya çalışıyordu.
Derken ani bir patlamayla her şey altüst oldu. Shinigami’yi çağırmaya çalışan Pein’in üç bedeni patlamanın şiddetiyle savrulurken yaratığı tutan ejderhalar alev alarak kavrulmuş iskeletlere dönüştüler.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
tenshi.of.shi



Kadın Mesaj Sayısı : 63
Yaş : 33
Geldiği mekan : mars xP
Meslek : Shinigami
Hobileri : Anime ... daha ne olsun xD
Kayıt tarihi : 24/06/08

MesajKonu: Geri: Umutsuzluk ve Yıkımın Ardından (NaruHina)   Çarş. Haz. 25, 2008 7:46 pm

Derken ani bir patlamayla her şey altüst oldu. Shinigami’yi çağırmaya çalışan Pein’in üç bedeni patlamanın şiddetiyle savrulurken yaratığı tutan ejderhalar alev alarak kavrulmuş iskeletlere dönüştüler.
Burdaki Shinigami benmiyim =P ellerine sağlık betimlemelr çok güsel 4. bölümü bekliyorum xD
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Misafir
Misafir
avatar


MesajKonu: Geri: Umutsuzluk ve Yıkımın Ardından (NaruHina)   Çarş. Haz. 25, 2008 11:29 pm

Yine döktürmüşsün valla yeniden okumak bile zevkli, Bizi burda bırakmıyacağından eminiz diğer bölüm nezaman gelicek?
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Sponsored content




MesajKonu: Geri: Umutsuzluk ve Yıkımın Ardından (NaruHina)   

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Umutsuzluk ve Yıkımın Ardından (NaruHina)
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 2 sayfasıSayfaya git : 1, 2  Sonraki
 Similar topics
-
» paradız vıdeoyarısmasından kazandıgım 3000 kredıgı istiyorum...
» Forum Sayfasından Hariç Site sayfası ekleme [gel iceri bi bak yardım et]
» Kayıt Olanlara Nasıl Kişileştirlmiş Profil Alanından Zorunlu Tutabiliriz?
» Resim Listesi Arasından Bir Resim Çıkmıyor :(
» Sağlık Açısından Tupperware

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Naruto Fan TR :: Diğer :: Fanfiction-Cosplay-
Buraya geçin: